14 Ekim 2017

Sayıların Gizemi,Annemarie schimmell



Kitap sayıların gizemli ve bilinen tarihi gibiydi.Kelt kültüründen tutunda,Türk,Arap,İslam,Hint,kabalist...her türlü coğrafya ve kültürden sayılarla ilgli enteresan bilgi var.Her sayfası bilgi olan kitaplar biraz ağır oluyo çünkü yeni paragrafa geçtiğinizde bir önceki paragraf bilgileri puuff uçuyor :/ Ama çok güzel kitaptı.1'den 40'a kadar sayılar teker teker incelendikten sonra 40'ta 10000'e kadar ara sayılar kültürlerdeki değerine göre irdeleniyor ve çok değişik bilgiler öğreniyorsunuz.Ama 6,666 ve 6666 açıklanırken kabalistlerin şeytan sayısı olmasına ve nedenlerine değinmemesi bence ciddi bir eksiklikti.Benim merak ettiğim bir mesele mesela.Hele de kitap kapağında ki nan kocaman Horus'un gözünden sonra.Neyse çok güzel,bilgi bonbardımanlı bir kitap.

Hangi sayı dişi hangisi erildir? Ayın döngüleri neden bizi bu kadar etkiler? Şansımız daima seçtiğimiz sayılara mı bağlıdır? Yaradılışı anlamak için 1’i, evreni kavramak için önce 2’yi mi anlamak gerekir? Annemarie Schimmel bu kitabında, sayıların binlerce yıldır hayatımızın her köşesinde anlamlarını nasıl koruduklarını, farklı inançlarda, kültürlerde ve  coğrafyalarda bazen batıl bir inanç, bazen dini bir ritüel bazen de bir şiir dizesi olarak karşımıza çıktığını hikâyeleriyle anlatıyor. Birdenbire her şeyin, her şeye nasıl gizlice bağlı olduğunu öğreneceksiniz.

“Sayıların gizemli tarihinde enfes bir kültürlerarası yolculuk. Bu harika araştırmayı bitirdiğinizde kendinizi göğün yedinci katında hissetmekle kalmayacaksınız, neden orada olduğunuzu da anlayacaksınız.”
-The New York Times-

“Harikulade bir araştırma, farklı kültürler arasında göz kamaştırıcı bir güç gösterisi.”
-Spectrum Review Supplement-
(Tanıtım Bülteninden)

6 Ekim 2017

Kitapmania..

Ucuzkitapal.com'u benim zeengin ettiğim doğrudur :) Sitedeki son alış verişimdi zira tüm almak istediğim uygun fiyatlıları aldım.Bir müddet alış veriş yok.

Kitapmania...


Eylül de Ağrı'ya döner dönmez yapmış olduğum yaramazlıllar 😀

Eyl0l ayı bilançosu :)


#eylülayiokuduklarim

Bu yıl ne

Dinin ve Ahlakın Kaynakları,Henri Bergson...


Ömrümü yedin #henribergson.😁Yalın,anlaşılır bir dile sahip olmasına rapmen okunması çok zor bir kitaptı.🤔Bergson sosyolojiye "statik din,dinamik din"kavramını kazandırmış bir düşünür.Kitapta da dinin ve ahlakın kaynağı ve statik-dinamik dinin oluşumu irdeleniyor.Dinin ve ahlakın kaynağında statik/durağan-dinamik/devingen arasında temel bir karşıtlık oluşturuyor ve bu karşıtlıktan birinin kökleri zihindedir ve diğerinin ki de sezgiye dayanır.

Açıklamalarını yaparken de sürekli hayvanlar  hayvanlar aleminden örnekler ve karşılaştırma yaparak ilerler.Hasılı okuması zordu efenim.😶


:
1927 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen, durağan nitelikleri yok sayarak devinimi, hareketi öne çıkaran, "süreç felsefesi" olarak bilinen anlayışın kurucusu Fransız filozof. Bir Yahudi ailesinden gelmesine karşın tam bir kentli Fransız gibi yetiştirildi. Yüksek Öğretmen Okulu'nda öğrenim gördüğü sırada Yunan ve Roma dönemi klasiklerini tanıdı. Paris, Angers ve Clermont-Ferrand gibi kentlerdeki kimi liselerde felsefe öğretmenliği yaptı ve felsefesinin temel ilkelerini bu dönemde geliştirdi. Essai sur les données immédiates de la conscience (1889) başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Bilimsel yöntemlerle ölçülen zaman kavramına karşı durée (süre, yaşanan zaman) kavramını geliştirerek dönemin felsefi düşünüşü üzerinde büyük bir etki yarattı. Beden ve ruh ilişkisi üzerine o dönemde başladığı çalışmaları Madde ve Bellek'in ilk kez 1896'da yayınlanmasıyla dil yetisinden psiko-fizyolojiye uzanan bir yelpazede geniş yankılar uyandırdı. 1900 yılında Collége de France'a seçildi. Edebiyattan müziğe kadar sanatın birçok dalında ve birçok çağdaş yaratıcı üzerine başat bir etki yarattı. 1907'de yayınlanan yapıtı L'Evolution créatrice, evrim sürecini devamlı hareket halindeki yaşam atılımı (élan vital) kavramıyla açıkladığı bir başka dönüm noktası oldu. 1915'ten sonra Académie Française'in kırk ölümsüz üyesinden biri olarak onurlandırıldı. 1932 yılında son büyük başyapıtı Les deux sources de la morale et de la religion yayınlandı. Bu büyük yapıtında, bir taraftan zihinsel bir ahlak anlayışını, öbür taraftan Hıristiyan azizlerinde kişileşen mistik ahlak kavrayışını çözümlerken, dine özgü tek işlevin bir tür fonction fabulatrice (masalsı işlev) olduğu savıyla yaklaşımını bağımlı, adanmış yorum ölçütlerinin ötesine taşıyordu. Bergson'un yarattığı çok yönlü etki, Batı felsefe ve sanat sahnesinde uzun süre varlığını korumuştur.

Deniz Feneri,Wirginia Woolf...


 Yoruyon adamı #virginiaeoolf 🙈🙊😁
#denizfeneri Woolf'un en iyi romanıymış efenim.Ne bi olay örgüsü ne bi konu akışı nerdee hak getire.😀Edebiyatın asi kızı Woolf bilinç altı tekniğinin zirvelerine çıkmış.Eşcinsel bir feminist olan yazar hikayesini yine iki kadın üzerinden anlatmış.Biri sekiz çocuk sahibi Baayan Ramsay diğeri özgür kız ressam Lilly.

Ammaan aramızda kalsın içim şişti.🙉🙊🙈😶

Arka kapak 


İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri, son derece basit olay örgüsünün ardında yaratıcısının özyaşamının ayrıntılarını, toplumsal meselelere ilişkin sorgulamalarını, içgözlemlerini ve derin felsefi gizemleri barındırır.

Deniz Feneri 'nin merkezinde I. Dünya Savaşı'nın öncesinde ve sonrasında İskoçya'nın Skye Adası'ndaki evlerinde kalan Ramsay ailesi ve konukları vardır. Çocuklar oynarken, yetişkinler sohbet eder, düşüncelere dalar ve keşiflerde bulunur. Yapıtın roman türünde alışık olduğumuz anlatı sürekliliğini kesintiye uğratan yapısı ve her bir anlatıcının kendi bilinç akışının perspektifiyle çözülen olay örgüsü, bir deniz fenerinin kendi ekseni etrafında dönen ışığını andırır. Böylece Ramsay ailesinin sıradan gündelik yaşamı zaman, ölüm, toplumsal cinsiyet ve ahlak üzerine derin düşüncelere gömülür. 
(Tanıtım Bülteninden)

Aylak Adam,Yusuf Atılgan..


#aylakadam'ı da sevmedim.🙉🙊🙈Sabah kalktım,pencereye doğru yürüdüm,sonra bi bardak su içtim...şeklinde ki anlatımları sevmiyorum.Knut Hamsun'un Açlık romannaı çok benziyordu.Tek fark Aylak Adam'da birinci tekil şahıs anlatıyor hikayeyi.

Kitabın adından da anlaşılacağı gibi işsiz güçsüz avare bir adamın hikayesi.Yazar etliye sütlüye hiçbir sosyolojik nedene dayanmadan boş gezenin boş kalfası bir adamı nan bu kadere de mahkumsun diyerek anlatıyor.

Arka kapak:


Her şeye "karşı" duran, "karşı" çıkan, "karşı" olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. "C." diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca "karşı"yken kendine de "karşı" olmadan nasıl sürdürülebiler bir "karşı" yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.

Savaş Sanatı-Sun Tzu...


Sun Tzu'nun Taocu öğretileriyle harmanlanmış birbirinden harika aforizmalarla dolu tüm kitap.En beğendiğim de Wang Xi'ye ait olan sözdü şöyle:"Herkesin bildiğini bilmek bilgelik,kılıç gücüyle zafer kazanmak üstünlük değildir."👏👏👏

Kitabın adı her ne kadar #savassanati olsa da yönetenler için,öğretenler içinde yol gösterici nitelikte çok güzel bir kitap.Kitabın verdiği asıl mesaj ise #SunTzu ustadan:"Savaşmadan kazanmak en iyisidir."👏👏👏


Kitap bana şu sözü yad etttirdi:"Tüfeng icad oldu mertlik bozuldu."Eskiden inançlı olsun,inançsız olsun er meydanında yiğitçe savaşılır,zafer kazanılırmış.
Şimdi gelsin subliminal gönderiler,
zihin konturolleri,kimyasal silahlar...
Şimdi sadece akıl var,güç var,imkan var ama mertlik yok.Be bileyim işte...😞

Arka Kapak:


Siyah Lale,Alexandre Dumas..


  • ücsilahsorler'de #alexandredumas beni hayal kırıklığına uğratmış,hiç de filmlerinde ki gibi eğlenceli bulmamıştım ama #siyahlale'yi beğenince diğer romanı tekrar okumaya karar verdim.Zira kitapların zamanı gelmeden okuyunca ne yazık ki insan beğenmiyor.😞Beğenmediğim diğer kitapları da yeniden okuyacağım o yüzden.😉Aslında Siyah Lale hiçbir şey anlatamıyor ve verdiği bir mesaj da yok zira Dumas sırf para kazanmak için kitap yazmış.Ama nasıl bir kalem gücüyse Üç Silahşörler (en çok uyarlama filmi çekilen klasiklerden biri),Monte Kiristo Kontu,
    Siyah Lale gibi kitaplarıyla edebiyat tarihine kendince damga vurmuş.🤔Siyah Lale gayet keyifliydi.Hollanda'da 1873 yılında bir lale yarışması düzenlenir ve ardından ödüle ulaşabilmek için türlü entirikaların döndüğü bir hikaye dizisi başlar.Mürettebat beğendi galaksi sakinleri.😶😶
    Arka kapak
20 Ağustos 1672... Geniş aynaları andıran su kanallarıyla, seçkin kubbeleriyle, sanki her gün pazarmış gibi cıvıl cıvıl ve sevimli görünümüyle, Lahey yine insanı büyülüyordu. Yalnız o günü diğerlerinden ayıran bambaşka bir kalabalık vardı ana yollarda. 

Endişeyle koşuşturan siyah ve kırmızı giymiş insanlar, soluk soluğa yolları doldurmuşlardı. Bellerinde bıçakları, omuzlarında tüfekleri, ellerinde sopalarıyla bu insanlar; Hollanda kralının eski başbakanının, cerrah Tyckelaer yüzünden cinayetle suçlanan kardeşi Cornelius de Witte'in cezasını çektiği ve bugün bile demir parmaklarının görülebildiği ünlü Buitenhof hapishanesine koşuyorlardı.
(Kitabın İçinden)



:

Hush Hush Serisi-zBecca Fitzpatrick...


  • Fısıltı
  •  keyifli bir seriye başlamışım.Ama bu kez dikkatliyim seriye sonuncu değil,birinciden başladım.🙈Kitabın tanıtmında söyleniyordu sanırım🤔vampirlerden,kurt adamlardan,yürüyen ölülerden bıktıysanız tamda size göre fantastik bir #serikitap.😶
    Şunu da söylemeden edemeyeceğim kabalistler dine dair kutsal ne varsa her şeyi yıkmış ve güvenilirliğini kaybetmesi için ellerinden geleni ardına koymamışlar.Neden mi?İhanet eden,karanlık tarafa geçip iblislerin kanatlarını yolduğu melekler...Daha ne diyim ne diyim.🙄
  • Arka kapak
    "Okuyucuyu sarsan tüyler ürpertici bir roman... Nora'nın kötü çocuk Patch'le fırtınalı aşkı okurları kendilerinden geçirecek." 
    -Publishers Weekly-

    "Vampirlerden ve kurt adamlardan sıkılan gerilim ve aşk romanı hayranları Hush Hush serisini hemen benimseyecekler."
    -Booklist-

    "Sıra dışı bir aşk hikâyesi. Okurlar Fısıltı'yı baştan sona yürekleri ağızlarında okuyacak."
    -Falcata Times-

    Kovulmuş bir meleğe âşık olmak...

    "Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordum... Biri hariç. Yeni öğrenci... Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu...

    Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu."
    Çığlık
    İkinci üniversitenin dersleri kitap okumamı oldukça engelliyor çünkü ikinci sınıf dersleri ağır ve bir de hastalık var ve bir de bu yıl da iki okulda görevliyim :/ Okuma sayımın azaldığı kesin.
    Neyse bu tineyç serinin ikinci kitabı da bitti.Ilkini daha çok sevmiştim.Hala genç nesil serilerden favorim kesinlikle Labirent👌 Neyse kendince eğlenceli bir kitaptı. ☕





  • OKURLARI TUTSAK EDEN BÜYÜK HEYECAN VE KEYİFLE OKUNAN FISILTI 2.KİTABI ÇIĞLIK'LA KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR…
    Nora Grey'in hayatı mükemmellikten hâlâ çok uzaktadır. Hayatına kastedilmiş olması hoş bir deneyim olmasa da en azından bu durumun içinden bir koruyucu melek sahibi olarak çıkmıştır. Gizemli, çekici ve muhteşem bir koruyucu melek. Ama Nora'nın hayatındaki yerine rağmen, Patch'in hareketleri kesinlikle meleksi değildir. Hatta her zamankinden daha anlaşılmaz görünmektedir;
    tabii bu mümkünse.


    Hayatındaki gerçeklerin ne olduğunu umutsuzca öğrenmek isteyen Nora, cevaplara ulaşabilmek için kendisini giderek tehlikeli hale gelen durumların içerisine sokar. Ama belki de bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır, zira gerçek, güven duyduğu her şeyi ve herkesi yok edebilir.

    "Yılın en ateşli serisi."
    -SUGAR MAGAZINE

    "Sürükleyici, heyecan verici bir kitap. Doğaüstü aşk hikâyelerinin hayranlarını kendine tutsak edecek."
    -PUBLISHERS WEEKLY


  • Devamını bekleyin :)



Dalgalar,Wirginia Woolf...



#wirginiawoolf'un zekasına ve yazarlık üslubuna hayran kalmamak elde değil
#dalgalar'ı Deniz Feneri'nden daha çok sevdim.Okunması daha keyifliydi.Hikaye örgüsü,sebep-sonuç-zaman yine belirgin olmasa da kitabın içine daha çok giriyorsunuz.

Kitap da roman kahramanlarının gelişimine ve ruh hallerine dalgaların eşlik ettiği daha çok şiir tadunda bir eser.


Arka kapak:

Woolf 1920'lerin ortalarında Dalgalar'ı tasarlarken ortaya çıkacak romanın benzeri görülmemiş bir "melez" olacağından emindi. Şiirin coşkunluğuyla nesrin sıradanlığını kaynaştıran soyut ve gizemli bir yapıt, bir "oyunşiir", olay örgüsü yerine ritimle yazılmış "yepyeni türde bir kitap" vardı aklında. Birçok kişi tarafından yazarın en büyük başarısı olarak görülen Dalgalar, altı arkadaşın çocukluktan orta yaşa dek yaşamlarının; onları kuşatan dünyayı algılayışlarının ve kim olduklarını keşfedişlerinin izini sürer.
(Tanıtım Bülteninden)

Keyifle kalın....

27 Eylül 2017

hakkın hatırı alidir,prof.dr.ahmet akgümdüz..


 hocadan bu yaz üç kitap okudum.Hakkın Hatırı Alidir de basında çıkan Osmanlı ile ilgili pek çok yanlış ve taraflı haberi belgelerle düzeltmeye yönelik.Ama Bediüzzaman'nın neden bu adı aldığıyla ilgili bilgilerden tutun da Gezi olaylarıyla alakalı da pek çok bilgi içeriyor.Osmanlıdan kalma vakıflar,Ayosofya ile ilgili tarihi bilgiler,enn sevdiğim padişah olan 2.Abdülhamit Han (hakkında çıkan her kitabı okumaya çalışırım ki kendisiyle ilgili okuduğum tek bir kitap yok ki ağlamadan okumuş olayım😢)'la ilgili bilgiler,Avrupa da yaşayan müslümanlara verilmiş tavsiyeler...ve daha pek çok konu...Şansıma hocadan okuduğum üç kitapta daldan dala daldan dala olmuş.😶
Bu ve bunlar gibi daha pek çok konuya değinilmiş ve bissürüü bilgi edinebileceğiniz bir kitap.

yaz tatili..



 bu yaz kore lokantasına gittik.
muradıma erdim.
acayip lezzetliydi yemekeler ve hiç böyle olmasını beklemiyordum.








yaz tatilinden estantaneler..


yazdan görüntülere devam.
öyle post birikti ki yazı yazmaya takatim kalmadı :/







fatih camii





kahin,günay gafur...


#kahin bitti okuduğum en iyi #turk #polisiye #roman'dı.Sanki yabancı bir yazar okuyor gibiydim.#gunaygafur'u gerçekten tebrik ediyorum.👏 Fantastik unsurlarla bielikte kuantumu hikayesine çok güzel harmanlamış.750 sayfa boyunca merak,macera ve adrenalin hiç düşmüyor.Tek sayfasında bile sıkılmadım.Kitabın sonuna doğru bazı tahminlerimin doğru çıkması bence okuyucuya yapılmış bir jest,insan kendini kitap karşısında güçlü hissediyor.Ama final gerçekten okuyucuyu ters köse eden cinstendi.😲👌 Ciltli kapak ve 750 sayfasından dolayı okurken kolunuz ağrısa da kitap bitiminde durum şu:💪💪😃Kan,
vahşet ve şiddet içermeyen,insanın midesini kaldırmayan bir polisiye olmasından dolayı da ayrıca tebrik ve takdire şayan buldum.Polisiye severlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir kitap.Fizik,kuantum,
macera,adrenalin...her şey var.Keyifle okunan bir kitap.... ☕


Gelecekten haberler veren bir yabancı... Fizik ile metafizik arasında yüzlerce yıldır süregelen savaş, ölüm ve karanlık kokan dizelerde son bulan şiirsel bulmacalar... Kuantum fiziği, gizemli parçacıklar ve peş peşe yaşanan esrarengiz ölümler... Her şey bir e-mail ile başladı. Ürkütücü bir oyundan ve dakikalar sonra olacaklardan bahseden gizemli, esrarengiz cümleler... Bu, Kâhin'in ilk mesajıydı ya da ilk kehaneti... Tıpkı sonraki günlerde gerçekleşecek diğer kehanetler gibi... Gerçekliğin kıyısında gezinilen ürkütücü bir yolculuk... Aklın sınırlarını zorlayan kusursuz bir plan, ürkütücü bir oyundan ve dakikalar sonra olacaklardan bahseden eşsiz bir kurgu...
(Tanıtım Bülteninden)

yaz tatilinden estantaneler...

 bu yaz bol bol  gezdik.tatile çıktık.keyfimize baktık elhamdülillah...












kafemania :)


biraz kahve...